Gönüllülük Nedir?

Gönüllülük Nedir?

 

Gönüllülük nedir?

Yaşamımızı devam ettirebilmek için toplum içinde kendimizi tek başımıza düşünerek hareket edemeyiz. İnsanların sayısı arttıkça kendilerine yetemeyecek hale gelmeye başladılar ve bu durum insanların birbirlerine ihtiyaç duymalarına sebep oldu. Bu ihtiyaç, insanların birbirlerine bağlanmalarını da tetikledi. İnsanların birbirlerine ihtiyaç duymaları ve bağlanmaları gönüllülük hareketlerinin başlamasını da sağlamıştır. Gönüllülük dediğimizde aklımıza gelen ilk tanımlardan biri gönüllülük eyleminin sosyal bir eylem olduğudur. İnsanların bağlı oldukları toplumlarda diğer insanlara, kurumlara ya da hareketlere çıkar gözetmeksizin, zorunlu olmadıkları halde yardım etmeye çalışmaları gönüllülük eyleminin sosyal bir eylem kabul edilmesindeki en önemli etkendir. Gönüllülük derken kesin sınırları olan bir tanım yapmamız çok da kolay değildir, çünkü gönüllü olunabilecek kurumlar ve insanların bu kurumlardaki rolleri çok çeşitlidir. Bu çeşitliliğin yanı sıra gönüllülük eyleminin kişiye ve bağlı olduğu topluma pozitif yönde etkileri olduğunu ve bu sebeple gönüllülük oranlarının artmasının toplum için gerekli bir şey olduğunu da belirtmek gerekmektedir.

İnsanlar neden gönüllü olur?

Gönüllülüğün sosyal bir eylem olmasının yanı sıra, psikolojik etkenlerinin de olduğunu göz ardı edemeyiz. Bir insanın herhangi bir çıkar gözetmeden bir başkasına yardım ettiği düşünüldüğünde yardım eden kişinin de kendini ne kadar iyi hissettiği inkar edilemez. Kişi kendisine güven duygusuyla ve gururla dolar. Bu durum bazen kendimizi iyi hissetmek için mi yoksa başkasını iyi hissettirmek için mi gönüllü oluyoruz sorusunu akıllara getirebilir. Neden bazı insanların gönüllülük faaliyetlerine diğerlerine göre daha meyilli olduğu Penner isimli araştırmacı tarafından bir teoriyle açıklanır. Bu teori insanların olumlu sosyal davranışlar göstermesinin tamamen kişisel bir seçim olduğunu ve bu seçimin insanların belli karakteristik özellikleri sayesinde belirlendiğini öne sürer. Bu karakteristik özelliklerden biri empatik düşünebilmek, yani başkasının hislerine, düşüncelerine onun gözünden bakabilmek ve diğeri de yardımsever olmaktır. Kısacası bahsettiğimiz yardımsever olmak ve empatik olabilmek yetilerine sahip olan insanlarda gönüllülük eylemine eğilim zaten vardır. Bu eylemin sonucu olarak da kendi iç dünyalarına kazanımlar elde ederler, kendilerine güven duygusunun artması gibi. Bu durumda diyebiliriz ki gönüllülük eylemi başkasına yardımcı olmak dışında, insanın kendisine bakışını da olumlu yönde etkileyebilmektedir.

Psikolojik etkilerinin yanında sosyolojik olarak da bakarsak gönüllülüğün insanın çevresine yabancılaşmasını azalttığı çıkarımına varılabilir. Yapılan bir araştırmaya göre gönüllülük eylemi içinde bulunan insanların sosyal çevreleri tarafından daha çok kabullenilip sevildiği görülmüştür. Bu da insanın bulunduğu çevreye yabancılaşmasını engelleyen bir faktör olmasının yanı sıra kişinin kendine olan güvenini de pekiştiren önemli bir etkendir. Aynı araştırma bu tip psikolojik ve sosyal etkilerin gönüllülük eyleminde bulunan kişinin gönüllü olmayanlara göre hayattan daha çok tatmin olduğu sonucuna varmıştır.

Gönüllülüğün kişiye ve topluma yararları nelerdir?

Gönüllülük eylemlerinin tahmin edileceği ve bahsedildiği üzere hem kişinin kendisine hem de topluma faydaları bir hayli fazladır. Bunlardan biraz bahsedersek, gönüllülüğün kişinin kendisine faydaları; insanlara ve çevreye daha duyarlı bakmayı başarabilmesi, ekip çalışması, motive olma ve motive etme ve iletişim kurma becerilerini kazanması olarak belirtilebilir. Gönüllü hareketlerin topluma faydalarına değinilirse gönüllülük kişilere yardım etmenin yanı sıra toplumsal yardımlaşma olarak da düşünülür ve toplumun sağlıklı bir gelişim göstermesi için gönüllülük olmazsa olmaz bir etkendir. Gönüllülük toplumda insanlar arasındaki sosyal ilişkilerin gelişmesinde, değer yargılarının oluşmasında, sosyal farkındalığın ve girişimciliğin artmasında ve sosyal sorunların ortaya çıkışında farklı çözüm önerileri sunulmasında çok önemli bir etkendir.

Türkiye nasıl bir gönüllü?

Türkiye'de ve tüm dünyada gönüllülük faaliyetlerinin değerlendirilmesi için yapılan araştırmalar vardır. Bu araştırmalardan biri Dünya Değerler Araştırmasıdır ve bu araştırmanın sonuçlarına göre Türkiye gönüllülük çatısı altında dünyada aralarında ABD, İsveç, Hollanda, Yunanistan, İtalya, Bosna gibi ülkelerin olduğu 55 ülke arasında sonuncu olmuştur. Bunun nedenleri araştırıldığında gönüllülük faaliyetlerine katılmamanın en önemli iki gerekçesinin para ve zaman kısıtlılığı olduğu belirlenmiştir. Türkiye'de bu araştırmaya katılan kişilerin %70,1'i gönüllülük faaliyetlerine ayırıcak yeterli zamanları olmadığını, %65,8'i de gönüllülük faaliyetlerine katılacak maddi olanakları olmadığını belirtmiştir. Gönüllülük faaliyetlerine katılan kişilerin de büyük çoğunluğunun eğitim ve ekonomik durumu yüksek olan erkekler olduğu belirlenmiş, gönüllülük faaliyetlerini en çok yürüttükleri alanın da eğitim olduğu belirlenmiştir. Yine aynı araştırmaya göre Türkiyede gönüllüğe en çok ihtiyaç duyulan alanların eğitim, çocuklar, gençler, çevre, kadınlar ve siyaset olduğu ortaya çıkmıştır.

İnsanlar gönüllülük faaliyetlerini tek başlarına yapmaktansa belli gönüllü kuruluşlar aracılığıyla yapmayı tercih ediyorlar. Bu durum gönüllülük hareketlerinin daha yaygın ve sistemli olmasında çok etkili olmaktadır. Türkiye'nin yapılan gönüllülük araştırmasına göre son sırada olması her ne kadar üzücü bir durum olsa da bunu değiştirmenin insanların ve bahsettiğimiz gönüllü kurumların elinde olduğunu bilmek rahatlatıcıdır.

Gönüllülüğün artması için neler yapılabilir?

Bir toplumda yapılan gönüllülük faaliyetlerinin artmasını sağlayacak zeminin oluşturulması gönüllü kuruluşların sayısının arttırılması ve halihazırdaki gönüllü kurumların iyileştirilmesiyle sağlanabilir. Yeni gönüllü kuruluşların oluşturulmasına destek vermek gönüllülük oranlarının artması için atılabilecek en önemli adımlardan biridir. Gönüllü kuruluşların sayısının artmasının yanında bu tip kuruluşların iyi bir yönetime sahip olması da çok önemlidir. İyi yönetilmeyen bir gönüllü kuruluşun düzenli çalışması zordur, bu da yapılan yardımların verimliliğini oldukça azaltan etkenlerden biridir. Farklı alanlarda çalışan, farklı gelir düzeylerinde ve yaşlarda insanların yeni açılan ya da eskiden var olan gönüllü kuruluşlar hakkında bilgilendirilmesinin sağlanması gönüllü sayısının artması için çok önemli bir adımdır. Tüm bunlara ek olarak gönüllü kuruluşların kendi aralarında iletişimlerinin ve birbirlerine olan desteklerinin sağlam olması da gönüllülük hareketlerinin verimliliğin artması için çok önemlidir. Kurumların kendi arasında rekabet etmesi toplum çıkarlarını değil kendi çıkarlarını gözettiklerini gösterir ki bu da bir kişinin gönüllü olma eylemini azaltır. Bu sebeple gönüllü kurumların kâr amacı gütmeden hareket etmesi ve bunu bünyelerine girecek olan insanlara hissettirmeleri önemlidir.

 

Yorumlar

    Henüz Yorum Eklenmemiş

Yorumunuzu Bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir.

euro.message Sponsorluğunda


E-Bülten'e kayıt olun
E-Posta:
Reklam Alanı

Arama Yapın

Son Yorumlar

01 Haziran 2020 Sedanur ŞENTÜRK

Benim babamda Als hastası... Bizde bu göz takip sisteminden edinmek istiyoruz bize yardımcı olur musunuz? Şimden teşekkürler...

makaleyi göster
01 Haziran 2020 emre akaryalı

bu ilaç ilerlemeyi durduruyormu yvaşlatıyormu kullanan varsa bilgi verebilirmi

makaleyi göster
01 Haziran 2020 Mehtap yabancıgil

Merhabalar benim kayınvalidem als hastası ilaç i alamıyoruz çok zor temin ediyoruz ne olur yardımcı olun hastalığı çok hızlı ilerliyor

makaleyi göster
01 Haziran 2020 Nurhan Farimaz

Sizi Muge Anli da gördük. Az once de buraya yazdim. Babam %80 engelli sol tarafi felç araba yatak yardiminiz olur mu acaba

makaleyi göster
01 Haziran 2020 Ercüment akbay

Tedavi için öneri bekliyorum.

makaleyi göster
01 Haziran 2020 burhan koçal

üye olmak istiyorum. bağış posteri gönderilmesi saygılarımla

makaleyi göster
01 Haziran 2020 ahmet varlı

amcama bugün als teşhisi konuldu reçete de radicut yazıyor bu ilacı sgk tarafından yur dışından karşılıya biliyormuşuz. Peki hangi hastahanelerde kullandıracaz bu ilacı ve de üyeniz olmak istiyorum

makaleyi göster
01 Haziran 2020 Ferhat Genç

Merhaba öncelikle herkese geçmiş olsun. Benim babam 2007 yılında başlayan konuşma bozukluğu ile başlayan hastalığımız 2009 yılının Aralık ayında ankara ibni Sina hastanesinde çekilen emg sonucu als hastası olduğunu öğrendik şu anda yatalak en iyi ilacı moralinin yüksek olması ben kendim hastanede çalıştığım için işlevi yakından takip edebiliyorum.

makaleyi göster
01 Haziran 2020 Emre T.

4-5 ay icinde olumle sonuclanmasi olasi midir

makaleyi göster
01 Haziran 2020 emre içer

Merhabalar. Öncelikle bu hastalığa yakalanan ve onları refakatçilik eden tüm insanlara büyük geçmiş olsun diyorum. Bende 1 hafta içerisinde ilk başta sağ kolumda sğirmeler başladı, ertesi gün sol kolumda görüldü güçsüzlük çok farketmedim ancak farklı bir duyguydu.Bu gün ise ayaklarımda seyirme ve halsizlikhissediyorum. Sizce bu als ye işaretmidir hastalık kaslara bu kadar hızlı yayılabilirmi cevaplarsanız çok mutlu olurum.

makaleyi göster
Reklam Alanı
Reklam Alanı